Atatürk Üniversitesi

Erzurum-Nisan Ayında Kar Yağışı (by ataturkuniversitesi)

Nisan’da ERZURUM

“Açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmez”

İktisat Fakültesi Ekonomi Kulübü ve AnadoluJet/Jetgenç’in katkılarıyla gerçekleştirilen “Açılmamış Kanatların Büyüklüğü Bilinmez” başlığı altındaki toplantıda öğrencilere kariyer yapmanın ve başarılı olmanın yöntemleri anlatıldı.

AnadoluJet, JetGenç kapsamında çeşitli üniversitelerde gençleri hedefleyen etkinliklerden biri Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi’nde düzenlendi.

Uzman konuşmacıların katıldığı programda Ayşen Laçinel, “Fark et ve kendi imajını yarat” başlığı altında yaptığı sunumda, işte başarılı olmak için gereken etkin imaj üretme yöntemleri, iletişim ve ikna etme sanatı konusunda bilgi verdi.

İsmail Karasu ise, “Özgüven hamuru” ve “Başarı için motivasyon” konularını anlattı. Son konuşmacı Emre Urfalı ide. Urfalı, “Üniversite yıllarında ‘iş’ini şansa bırakma!”, “Sen bir şeyleri kıpırdat gerisi gelecektir,” konularında öğrencilere başarı ‘tüyoları’ verdi.

Program, benzetimlik etkinliği, organizasyona katılan öğrencilere katılım belgesi verilmesi, çekiliş sonucu belirlenecek bir kişiye gidiş-dönüş uçak bileti, iki kişiye orijinal Anadolu Jet uçağı maketi, herkese hediye paketi dağıtılmasıyla sona erdi.

Etkinliği gerçekleştiren Anadolujet ekibi Rektör Prof. Dr. Hikmet Koçak’ı da makamında ziyaret etti ve Anadolujet’in onurluğunu sundu.

Erzurum İli Büyükbaş Hayvan Islahı Projesi Sona Erdi

Erzurum Valiliği, Atatürk Üniversitesi ve Tarım İl Müdürlüğü tarafından 2005-2010 yılları arasında ortaklaşa uygulanan ve çok sayıda paydaş kuruluşun ve çiftçinin yer aldığı “Erzurum İli Büyükbaş Hayvan Islahı Projesi” başarılı bir şekilde sona erdi.

Sonuçlar

2005-2010 yılları arasında uygulanan proje ile il genelinde 55 bin civarında suni tohumlama uygulaması yapıldı ve yerli ırk hayvanların ıslahında başarılı bir model ortaya konuldu.
İl genelinde 175 çiftçi eğitimi programı düzenlendi ve 12 bin 500 çiftçi suni tohumlama ve hayvan ıslahı konularında eğitildi.  Proje ulusal ve uluslararası sempozyumlarda sözlü bildiri ile tanıtıldı.Ziraat Fakültesi Öğretim Üyeleri ve ilgili kuruluşlarca ortaklaşa hazırlanan Çiftçi El Kitabı’ndan 35 bin adet bastırılarak projenin ve modern hayvancılık yöntemlerinin tanıtımı sağlandı.
Bilgi ve görgülerini artırmak amacıyla 120 çiftçi ve 30 teknik eleman altı ayrı geziye götürüldü ve modern tarım işletmelerinde inceleme yapmaları sağlandı.Proje kapsamında görev alan teknik elemanların belli periyotlarla eğitimi sağlandı.Her yıl düzenlenen toplantılarla projenin ulaştığı sonuçlar kamuoyuyla paylaşıldı.İstanbul’da, geleneksel olarak düzenlenen ‘Animalia Hayvancılık Fuarı’na dört kez katılarak projenin tanıtımı yapıldı.Erzurum’da ilkkez 2006 yılında proje kapsamında buzağı yarışması düzenlendi.2007 yılında ise, Erzurum’da Proje Paneli ve Hayvancılık Sergisi gerçekleştirildi.www.ebhip.org sitesi kurularak çiftçilerin ve ilgililerin iliştişimlerinin internet üzerinde yapmaları olanağı sağlandı.    

Yavuz’un değerlendirmesi

Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi,Prof. Dr. Fahri Yavuz, altı yıl boyunca, “Erzurum İli Büyükbaş Hayvan Islahı Projesi (EBHIP)” nin kordinatörlüğünü yaptı.Yavuz, yaptığı değerlendirmede, şu hususları vurguladı:“Bilindiği üzere, Erzurum ilinin en önemli ekonomik faaliyeti hayvancılıktır. Tarımsal faaliyetler içerisinde mukayeseli üstünlüğe sahip hayvancılığın önemli problemlerinin çözülmesi Erzurum’un kalkınmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Bu düşünceden hareketle Erzurum İli Büyükbaş Hayvan Islahı Projesi 2004 yılı sonunda 2005–2010 yılları için planlanmış ve bu altı yıl içerisinde hiç aksatılmadan projede görev alan meslektaşlarımın katkıları, valilerimizin ve kaymakamlarımızın destekleri, Tarım İl ve İlçe müdürlerimizin sağladığı imkânlar, tarımla ilgili tüm kurum, sivil toplum örgütü ve özel sektördeki firmaların finansal yardımlarıyla yürütülmüştür.

Amaç: Suni tohumlamayı yaygınlaştırmak

Projenin temel yaklaşımı, Erzurum ilinde hayvancılık işletmelerinde tutulan verimsiz hayvanların suni tohumlamanın yaygınlaştırılarak kısa zamanda ıslah edilmesi ve yanlış hayvancılık uygulamalarının yerini modern hayvancılık tekniklerinin alması için doğru zamanda, doğru yöntemlerle, uygulamaya yönelik güncel bilgilerle ve problemlere odaklı sürekli bir çiftçi eğitimi yapmak ve bu eğitimleri imkânlar ölçüsünde teknik desteklerle etkin yürütmek olmuştur. Sadece çiftçiler değil aynı zamanda teknik elemanların ve kamuoyunun bilgilendirilmesine yönelik eğitim çalışmaları da yürütülmüştür.”


Modern hayvancılığın tohumları atıldı

Yavuz, “Projenin asıl çıktısı Erzurum’da modern hayvancılığın tohumlarının atılmış olmasıdır,” dedi.  “Bu tohumlar önümüzdeki yıllarda yeşerecek ve meyve verecektir,” diyen Yavuz, şunları kaydetti:“Beş yıllık proje deneyiminden, bu tip projeleri yapanlara, üniversitelere, yerel yönetimlere ve bakanlığa önemli mesajlar çıkarmak mümkünkündür. Bunları şu şekilde özetleyebiliriz:-Bu tip proje yapanlara; Eğitim seviyesinin yetersizliğini zayıf yön değil bir fırsat olarak değerlendir, çiftçi eğitimi çalışmalarını projeyle dayalı yürüt, eğitim projelerini uzun soluklu yap, eğitim çalışmalarına mutlaka teknik destek ver, yerel otoritelerin projenin arakasında olmalarını sağla, eğitim çalışmalarını; doğru zamanda, doğru yöntemlerle, uygulamaya yönelik olarak ve açık, tam ve anlaşılır yap, ve yerel birimlerin katılımı sağla;- Tarım ve Köyişleri Bakanlığına; Kalkınmanın yerelden oduğunu unutma, yerel teşkilatlarını güçlendir, yerele iyi yöneticiler ata, yerelin finansal imkanlarını artır, yerele yetki ve sorumluluk ver, merkezdeki yetkileri taşraya dağıt ve böylece hantallıktan kurtul ve Sadece Düzenleyici, Denetleyici ve Destekleyici (3D) ol;- Yerel yönetimlere; Rutini götürmekten memnun olma ve bunu yeterli görme, projeler ve stratejiler ürettir ve yürüttür, kurumlar arası koordinasyon ve birlikte çalışmayı mutlaka sağla, mevcut potansiyeli küçük kaynaklarla harekete geçirmeği teşvik et ve makam odalarından değil, sahadan ve piyasadan yönet ve;- Üniversitelere; Üzerindeki tembellik ve uyuşukluğu at ve daha çok çalış, dünyadaki gelişmeleri yakından takip et ve toplumun gerisinde değil en önünde ol, piyasayla yüz yüze gel ve iç içe ol, dünyadan bir haber olma, yerel yönetimlerle ve bakanlıklarla çalışmayı öğren ve onlara öncülük et, çalışmaların afaki olmasın, toplumun menfaatine olacak sonuçlar üretsin ve böylece; yetiştirdiğiniz öğrenci de mezun olup piyasaya çıktığında sudan çıkmış balık gibi olmasın mesajlarını vermektedir.”


Küfrevioğlu: Proje başarılı

Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer İrfan Küfrevioğlu da konuşmasında, günümüzde üniversitelerin, eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yanında içinde bulundukları toplumun problemlerine de kayıtsız kalmayarak çözüm bulmak noktasında önemli görevler yüklendiklerini belirtti.Erzurum İli Büyükbaş Hayvan Islahı Projesi’nin  üniversite ile yerel yönetimlerin el ele vererek gerçekleştirdikleri başarılı, örnek bir çalışma olduğuna dikkati çeken Küfrevioğlu, şunları kaydetti:“Atatürk üniversitesi olarak bu tip projeleri önemsiyoruz ve bu projede olduğu gibi benzer projelere de elimizden gelen her türlü katkıyı ve desteği üniversitemizin mevcut birikimini ve potansiyelini kullanarak vermeğe hazırız..”Toplantıya 700’den fazla çiftçinin yanısıra çok sayıda kurum ve kuruluşun temsilcileri katılarak yaptıkları konuşmalarla projenin altı yılını değerlendirdiler.Program sonunda projeye katkı sağlayan Ziraat ve Veterinerlik Fakültesi  öğretim üyelerine teşekkür plaketi verildi.Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantı nedeniyle ticari kuruluşlar açıtkları sergilerle hayvancılığa yönelik çeşitli meteryallerin tanıtımını yaptı ve çiftçilere bruşürler dağıttı.

Atatürk Üniversitesi Civciv Üretimine Başladı



Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi 46 yıldır atıl bir şekilde bekleyen civci üretim tesislerini (Kuluçkahane) 250 bin TL’lik bir yatırımla yeniden faaliyete soktu. Tesiste, Erzurum il geneli ve civar illerin damızlık materyal ihtiyacının karşalanması amaçlanıyor.

Açılışını Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak’ın yaptığı tesisler 150 bin civciv üretim kapasitesine sahip.

Açılışta tesislerle ilgili bilgi veren Ziraat Fakültesi İşletme Müdürü Doç. Dr. Mevlüt Karaoğlu, 1959 yılında kurulan Kuluçkahane’nin 6 yıl çalıştırıldıktan sonra kapandığını hatırlattı. Kuluçkahane’yi 250 bin TL’lik bir yatırımla 46 yıl aradan sonra yeniden faaliyete geçirdiklerini anlatan Karaoğlu, şunları söyledi:

“Civci üretim tesisleriyle bir ihtiyacı karşılamış olacağız. Atıl durumdaki tesisin yeniden ekonomiye kazandırılması önemlidir. Biz, bu tesislerde, aynı zamanda bilimsel çalışmalar da yürüteceğiz. Tesis test amaçlı olarak şu anda üretime başladı ve ilk aşamada 600 civarında bir civciv elde edildi.  Yaz ortasında civciv üretiminde kullanacağımız yumurtaları da kendi tesislerimizden elde edeceğiz. Bölgede bu amaçla hizmet veren ticari kuruluş ve yetiştiricilere materyal temin etmeyi de hedefliyoruz.”

Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Yıldırım Canbolat da konuşmasında, fakülte bünyesinde çeşitli şubeler bulunduğunu, bunlardan birinin de, ‘Tavukçuluk Şubesi’ olduğunu hatırlattı. Canbolat, mevcut tavukçuluk tesislerini daha da geliştirip hem bir ihtiyaca cevap vermek hem de konuyla ilgili akademik çalışmaları destekleyeceklerini kaydetti.

Daha sonra konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak ise, bugün dünyada öne çıkan en önemli konulardan birinin ‘Beslenme Güvenliği’ olduğunu hatırlattı. Koçak, “Bu tesislerde elde edilecek civcivler diğer ünitelere alınarak organik yöntemlerle beslenecek. Elde edilen et ve yumurta sağlıklı bir besin olarak sofralarımıza ulaşacak,” dedi.

Üniversitelerin bilim ve teknoloji üretmek gibi bir yükümlülüklerinin de ortaya çıktığını hatırlattan Koçak,  şöyle devam etti:

“Üniversiteler sadece eğitim yapan kurumlar değildir, aynı zamanda teknoloji ve bilim üreten ve ürettikleri teknolojiyi halkın hizmetine sunan, sundukları hizmetlerin karşılık görmesiyle öne çıkan kurumlardır da. Tavukçuluk Ünitesi bölgedeki yetiştiricilere faydalı olacağı gibi, diğer bir yönüyle de gıda güvenliği açısından, organik üretimle üniversitenin ayrı bir fonksiyonunu yerine getirecektir.”

Ziraat Fakültesi`nin bölgede gıda ve tarım konusunda önemli bir referans kuruluş olduğunu ifade eden Koçak, şunları kaydetti:

“Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi bölgede halkımızın en yüksek beklentisi olan fakültesidir. Fakülte, gerek besicilik ve hayvancılık, gerekse bitkisel faaliyetler ve gıda üretimi konusunda bölgesini katkı sağlamaktadır. Ziraat Fakültemiz, ülkemizin, sağlam temeller üzerinde kurulmuş ve bugünlere gelmiş tecrübeli ve önemli bilim kuruluşlarından biridir. Bundan sonra da bölgemize ve ülkemize hizmet etmeye devam edecektir.”

Konuşmaların ardından Kuluçkahane Ünitesi Rektör Prof. Dr. Koçak ile diğer davetliler tarafından gezildi.
 

Atık Malzemeler Sanatsal Faaliyete Araç Oldu

 

Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Fikri Salman ile Araştırma Görevlisi Zeynep Atmaca, çöpe atılan malzemelerden ürettikleri batik resim ve şapkalardan oluşan bir sergi açtı.

Atık kumaş parçalarını ve çeşitli ev atıklarını değerlendiren Salman ve Atmaca, sergiyle topluma çöpe giden pekçok malzemenin yeni üretimlerle kullanım ömürlerinin uzatılabileceği mesajını verdiklerini ifade ettiler.

Yrd. Doç. Dr. Fikri Salman, parça kumaşlar üzerine çeşitli bölgelere ait kadın başlıkları örneklerini içeren 15 adet batik resim yaparken, Zeynep Atmaca ise, mandal, selpak, plastik tabak ve bardak, örgü şişleri, elektrik kablosu, bulaşık singeri gibi, çeşitli atık malzemelerden 21 adet şapka üretti.

Kültür ve Gösteri Merkezi’ndeki serginin açılışını Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, Erzurum Vali Yardımcısı Özgür Arslan ve Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Reşat Karcıoğlu ile birlikte yaptı.

Rektör Koçak, serginin, evsel atıkların yeniden kullanılmasının mümkün olduğunu gösteren, çevreci bir anlayışla hazırlanmış, ilginç, sanatsal bir çalışma olduğunu belirtti.

Sergi hafta sonuna kadar açık kalacak.

Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin hazırladığı ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA)’dan mali destek alan “Erzurum Ovası’nda Silaj Tekniğinin Yaygınlaştırılması” projesiyle “Kuzeydoğu Anadolu Organik Tarım Sektörünün Kümelenmesi” projeleri start aldı.

Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Y. Canbolat’tan edinilen bilgiye göre, Erzurum Ovası’nda Silaj Tekniğinin Yaygınlaştırılması projesi, Prof. Dr. Mustafa Tan’ın öncülüğünde, İl Tarım Müdürlüğü ve Tarım Kredi Kooperatifleri Bölge Birliği Müdürlüğü’yle birlikte yürütülecek. Proje ile Erzurum Ovası köylerinde silajlık mısır tarımının yaygınlaştırılması, silaj yapımı ve silajla hayvan besleme konularında gelişmeler hedefleniyor.

Prof. Dr. Faik Kantar’ın yürüteceği Kuzeydoğu Anadolu Organik Tarım Sektörünün Kümelenmesi projesiyle ise, bölgemizde organik üretim yapan üreticilerin bir araya getirilmesi amaçlanıyor.

Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Y. Canbolat, İl Tarım Müdürü Mustafa Altun, Tarım Kredi Kooperatifleri Bölge Birliği Müdür Yardımcısı Yavuz Aksakallı, KUDAKA Genel Sekreteri Dr. Rıfat Altan ve proje yürütücülerinin katılımıyla bugün taraflar arasında bir protokol imzalandı ve projeler resmen başlamış oldu.

Almanya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği ile Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından ortaklaşa düzenlenen “Hicaz ve Bağdat Demiryollarının 100. Yılı Fotoğraf Sergisi” Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sergi Salonunda açıldı.

Takdim konuşmasını yapan Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Reşat Karcıoğlu, Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliğince açılan sergi için teşekkür etti. Karcıoğlu, serginin sanatsal yönüyle tarihe ışık tuttuğunu söyledi. 

“Serginin Erzurum’daki açılışında sizleri selamlamaktan mutluluk duyuyorum” diyen Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisi Dr. Eckart Cuntz ise, Erzurum’un, on yıllardan beri Türkiye’deki demiryolu ulaşımında, Kafkas devletlerine bağlantısı nedeniyle de büyük öneme sahip olduğunu ifade etti.

Erzurum’da yarın başlayacak olan 2011 Dünya üniversitelerarası Kış Oyunlarıyla ilgili açıklamalarda da bulunan Cuntz, şöyle devam etti:

“Yirmi dokuz ulusa mensup genç insanlar yarından itibaren spor müsabakalarında karşı karşıya gelip birbirleriyle yarışacaklar. Almanya’dan da bir ekip Erzurum’a geldi. ‘Universiade’, benzersiz bir fırsat sunuyor. Çünkü müsabakalar için dünyanın her tarafından gelen insanlar burada buluşuyor ve Türkiye’ye de hepimizin bildiği o içtenliği ve misafirperverliğiyle kendini yeniden tanıtma fırsatı veriyor. Buna benzer bir fırsata Almanlar da bu kış 7-20 Şubat tarihleri arasında Garmisch-Partenkirchen’de gerçekleşecek Dünya Alpin Kayak Şampiyonası ile sahip olacak.”

Almanya ile Türkiye’nin sadece sportif faaliyetlerle birbirine bağlı olmadıklarını, iki ülkenin uzun ortak bir tarihi paylaştıklarını anımsatan Cuntz, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Geçmiş yüzyıllarda ortak başarılar ve başarısızlıklar oldu, aydınlık ve karanlık dönemlerden birlikte geçildi. 100 yıldan daha fazla bir geçmişe sahip olan Hicaz ve Bağdat Demiryolunun inşaatı bana göre birlikte neler yapabileceğimizin bir sembolüdür. Günümüzde bir altyapı projesi olarak adlandıracağımızı bu demiryolu, bugün halen kullanılan bağlantıları ve güzergahıyla o dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nda yeni bir ulaşım aracıydı. Yapıldığından beri güzergahı üzerinde bulunan ülkelerin ekonomik ve kültürel gelişimine önemli katkısı olmuştur.”

Açılışa, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak, Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk, Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Ahmet Küçükler, Atatürk Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Sebahattin Tüzemen, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ö. İrfan Küfrevioğlu, Almanya Erzurum Konsolosu Dr. Yılmaz Kuşkay, Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Özbek, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Reşat Karcıoğlu ve diğer konuklar katıldı.   

Hicaz ve Bağdat Demiryollarının 100. Yılı Fotoğraf Sergisi 27 Şubat’a kadar gezilebilecek.

“Kadim Şehrin Sanatkârları Geleneksel Türk El Sanatları Karma Sergisi” Atatürk Üniversitesi Sanat Galerisi’nde açıldı.

Sergide hat, tezhip, minyatür, çini, ebru, vitray sanatı örnekleri yer alıyor.

Sergide, Atatürk Üniversitesi hoca ve öğrencilerinin de aralarında bulunduğu Erzurumlu olup ulusal ve uluslararası alanda tanınan ve sanat yaşamını Türkiye’nin farklı illerinde sürdüren Hasan Çelebi, Fuat Başar, Turan Sevgili, Mustafa Nasuhi Çelebi, Muhammet Mağ, Hüseyin Kutan, Ömer Şen, Hanifi Dursun, Neslihan Yavuz, Nurullah Özdem, Şerafettin Turan, Abdullah Aydemir, Meryem Er Yumun, Ruhi Konak, Işılay Konak, Muhammet Bilgen, Noyan Güven, Ömer Faruk Özoğul, Hüseyin Elitok, Yusuf Bilen, Abdulkadir Yılmaz, Nurettin Hınıslıoğlu, Mukaddes Orhon, Haluk Kırkkeseli, Saime Rikkat Çelebi Pesen, Behiç Kılıç, Necati Çöğender ve Elif Kırkkeseli gibi sanatçıların çalışmalarından örnekler bir araya getirildi.

Sergiyi İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet ile birlikte gezen Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, sergide yer alan ve geleneksel kültürü örnekleyen çalışmaları büyük bir zevkle incelediklerini söyledi ve sanatçılara başarılar diledi.