Atatürk Üniversitesi
“Sanat Tarihi Açısından Erzurum” kitabı yayınlandı

Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü tarafından hazırlanan “Sanat Tarihi Açısından Erzurum” adlı bilimsel eser yayınlandı.

“Sanat Tarihi Açısından Erzurum” kitabını Prof. Dr. Hamza Gündoğdu, Prof. Dr. Ahmet Ali Bayhan ve Arş. Gör. Muhammet Arslan hazırladı. Doç. Dr. Ali Murat Aktemur ile Dr. N. Tuba Yiğitpaşa ise çalışmaya katkıda bulundular.

Prof. Dr. Hamza Gündoğdu, çalışmaya yazdığı önsözde, şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Elinizdeki bu kitap, yıllardır Erzurum’da Sanat Tarihi alanında yaptığımız çalışmaların bir sonucudur. 1988 yılında Erzurum Belediye Başkanlığı’nca yayınlanan ‘Şehr-i Mübarek Erzurum’ adlı kitapta tarafımızdan yazılmış olan, ‘Geçmişten Günümüze Erzurum ve Çevresindeki Tarihi Kalıntılar’ bölümüne, geçen yıllar içerisinde elde edilen çeşitli bilgiler de eklenerek bu kitap ortaya çıkmıştır. Kuşkusuz son on beş yıldır başkanlığını yaptığım ve on ili kapsayan ‘Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Başkanı’ sıfatıyla çevrede gördüğümüz birçok tarihi yapı, kale, kült merkezi ve höyükler de bu eserin içerisindeki yerini almıştır.”
Erzurum ili dâhilindeki tarihi eserlerin tamamının tanıtımına yönelik derli-toplu bir çalışmanın olmadığını hatırlatan Gündoğdu, “Özele yönelik bazı çalışmalar yapılmış ise de bunlar kapsamlı bir çalışma olmaktan uzaktır. Bu durumu dikkate alarak Üniversitemiz Araştırma Projeleri biriminden aldığımız destekle bu eseri ortaya koymuş bulunuyoruz, ” dedi.
396 sayfadan oluşan  “Sanat Tarihi Açısından Erzurum” kitabında, Erzurum’un Tarihçesi, Erzurum İl Sınırları içerisindeki höyükler, arkeolojik yerleşimler, İslam döneminde etkin olan tarihi yerleşimler, Erzurum’daki arkeolojik kazılar, Erzurum’daki mimari; Kübele Tapınakları ve Kült merkezleri, Kaya Mezarları, Kiliseler-Şapeller, Manastırlar, Camiler-Mescitler, Namazgâhlar, Tekke ve Zaviyeler; Türbe ve Kümbetler, Eğitim Yapıları-Medrese ve Mektepler; Ticaret Yapıları-Kervansaraylar, Hamamlar, Çeşmeler, Köprüler, Savunma Yapıları (Kaleler, Tabyalar); Konut Mimarisi, Son Dönem Osmanlı ve Cumhuriyet’in İlk Yıllarına Ait Kamu Yapıları, tek tek ele alınıp bilimsel yönden değerlendiriliyor.

Ele alınan konular ayrıca görsel malzemeyle destekleniyor.   
“Sanat Tarihi Açısından Erzurum” kitabında ayrıca Aşkale, Çat, Hınıs, İspir, Karayazı, Narman, Oltu, Olur, Pasin ve Şenkaya’daki kültür varlıkları da ele alınıp değerlendiriliyor.
“Sanat Tarihi Açısından Erzurum” kitabı Güzel Sanatlar Enstitüsü’nden temin edilebilir.

“Sanat Tarihi Açısından Erzurum” kitabı yayınlandı

Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü tarafından hazırlanan “Sanat Tarihi Açısından Erzurum” adlı bilimsel eser yayınlandı.

“Sanat Tarihi Açısından Erzurum” kitabını Prof. Dr. Hamza Gündoğdu, Prof. Dr. Ahmet Ali Bayhan ve Arş. Gör. Muhammet Arslan hazırladı. Doç. Dr. Ali Murat Aktemur ile Dr. N. Tuba Yiğitpaşa ise çalışmaya katkıda bulundular.

Prof. Dr. Hamza Gündoğdu, çalışmaya yazdığı önsözde, şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Elinizdeki bu kitap, yıllardır Erzurum’da Sanat Tarihi alanında yaptığımız çalışmaların bir sonucudur. 1988 yılında Erzurum Belediye Başkanlığı’nca yayınlanan ‘Şehr-i Mübarek Erzurum’ adlı kitapta tarafımızdan yazılmış olan, ‘Geçmişten Günümüze Erzurum ve Çevresindeki Tarihi Kalıntılar’ bölümüne, geçen yıllar içerisinde elde edilen çeşitli bilgiler de eklenerek bu kitap ortaya çıkmıştır. Kuşkusuz son on beş yıldır başkanlığını yaptığım ve on ili kapsayan ‘Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Başkanı’ sıfatıyla çevrede gördüğümüz birçok tarihi yapı, kale, kült merkezi ve höyükler de bu eserin içerisindeki yerini almıştır.”
Erzurum ili dâhilindeki tarihi eserlerin tamamının tanıtımına yönelik derli-toplu bir çalışmanın olmadığını hatırlatan Gündoğdu, “Özele yönelik bazı çalışmalar yapılmış ise de bunlar kapsamlı bir çalışma olmaktan uzaktır. Bu durumu dikkate alarak Üniversitemiz Araştırma Projeleri biriminden aldığımız destekle bu eseri ortaya koymuş bulunuyoruz, ” dedi.
396 sayfadan oluşan “Sanat Tarihi Açısından Erzurum” kitabında, Erzurum’un Tarihçesi, Erzurum İl Sınırları içerisindeki höyükler, arkeolojik yerleşimler, İslam döneminde etkin olan tarihi yerleşimler, Erzurum’daki arkeolojik kazılar, Erzurum’daki mimari; Kübele Tapınakları ve Kült merkezleri, Kaya Mezarları, Kiliseler-Şapeller, Manastırlar, Camiler-Mescitler, Namazgâhlar, Tekke ve Zaviyeler; Türbe ve Kümbetler, Eğitim Yapıları-Medrese ve Mektepler; Ticaret Yapıları-Kervansaraylar, Hamamlar, Çeşmeler, Köprüler, Savunma Yapıları (Kaleler, Tabyalar); Konut Mimarisi, Son Dönem Osmanlı ve Cumhuriyet’in İlk Yıllarına Ait Kamu Yapıları, tek tek ele alınıp bilimsel yönden değerlendiriliyor.

Ele alınan konular ayrıca görsel malzemeyle destekleniyor.
“Sanat Tarihi Açısından Erzurum” kitabında ayrıca Aşkale, Çat, Hınıs, İspir, Karayazı, Narman, Oltu, Olur, Pasin ve Şenkaya’daki kültür varlıkları da ele alınıp değerlendiriliyor.
“Sanat Tarihi Açısından Erzurum” kitabı Güzel Sanatlar Enstitüsü’nden temin edilebilir.

 
Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilaver Düzgün, geleneksel Türk Tiyatrosu araştırmalarına yaptığı katkılardan dolayı Milletlerarası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği (UNIMA) Türkiye Milli Merkezi tarafından araştırma dalında 2010 yılı hizmet ödülüne layık görüldü.UNIMA Fransızca, “Unıon International de la Marionette” olan UNIMA 1929 yılında Çekoslovakya`nın başkenti Prag’da kuruldu. Dünyanın yüze yakın ülkesinde örgütlenen UNIMA`nın şu anki merkezi ise Fransa`nın Charleville Mezieres kentidir.UNIMA, Kukla ve Gölge oyunu sanatlarıyla ilgilenen sanatçı, tasarımcı, araştırmacı, kukla yapımcısı, tanıtımcı vb. kişilerin üye olduğu uluslararası bir kuruluştur. UNIMA’nın amacı kukla ve gölge oyunlarını araştırmak, tanıtmak, yaşatmak ve geliştirmek, bu sanatla uğraşan kişilerin bir araya gelmesini ve tanışmalarını sağlamak, bu sanatlar yoluyla dünya barışına hizmet etmektir.Türkiye UNIMA Milli Merkezi UNIMA, ülkemizde uzunca bir süre temsilcilik bazında faaliyet gösterdi. 1990 yılında ise UNIMA Türkiye Milli Merkezi kuruldu. Türk kukla ve gölge oyunu sanatlarının yurt içi ve yurt dışında, diğer ulusların kukla ve gölge oyunlarını da ülkemizde tanıtarak, bu sanatların araştırılmasını, geliştirilmesini, korunmasını ve yaşatılmasını sağlamak amacıyla faaliyetlerini sürdürmektedir.

 

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilaver Düzgün, geleneksel Türk Tiyatrosu araştırmalarına yaptığı katkılardan dolayı Milletlerarası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği (UNIMA) Türkiye Milli Merkezi tarafından araştırma dalında 2010 yılı hizmet ödülüne layık görüldü.

UNIMA

Fransızca, “Unıon International de la Marionette” olan UNIMA 1929 yılında Çekoslovakya`nın başkenti Prag’da kuruldu. Dünyanın yüze yakın ülkesinde örgütlenen UNIMA`nın şu anki merkezi ise Fransa`nın Charleville Mezieres kentidir.

UNIMA, Kukla ve Gölge oyunu sanatlarıyla ilgilenen sanatçı, tasarımcı, araştırmacı, kukla yapımcısı, tanıtımcı vb. kişilerin üye olduğu uluslararası bir kuruluştur.

UNIMA’nın amacı kukla ve gölge oyunlarını araştırmak, tanıtmak, yaşatmak ve geliştirmek, bu sanatla uğraşan kişilerin bir araya gelmesini ve tanışmalarını sağlamak, bu sanatlar yoluyla dünya barışına hizmet etmektir.

Türkiye UNIMA Milli Merkezi

UNIMA, ülkemizde uzunca bir süre temsilcilik bazında faaliyet gösterdi. 1990 yılında ise UNIMA Türkiye Milli Merkezi kuruldu. Türk kukla ve gölge oyunu sanatlarının yurt içi ve yurt dışında, diğer ulusların kukla ve gölge oyunlarını da ülkemizde tanıtarak, bu sanatların araştırılmasını, geliştirilmesini, korunmasını ve yaşatılmasını sağlamak amacıyla faaliyetlerini sürdürmektedir.

 

Dışişleri Bakanı Davutoğlu: “Doğu Anadolu deyince akla Erzurum ve Atatürk Üniversitesi gelmektedir.”

Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, Atatürk Üniversitesi’nin Kafkas bölgesinin merkezi bir üniversitesi olması gerektiğini vurgulayarak, “Atatürk Üniversitesi sahip olduğu geleneği ve hinterlandı ile bölgesinin en güçlü üniversitesidir. Bu imkânları doğrultusunda hareket etmesi onu daha da büyütüp güçlendirecektir,” saptamasını yaptı.

Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, Erzurum`da düzenlenen 3. Büyükelçiler Konferansı’nın son gününde, dışişleri müsteşarı, müsteşar yardımcıları ve Türkiye’nin bazı büyükelçileriyle birlikte Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak’ı makamında ziyaret etti.

Rektör Koçak, ziyarette, Davutoğlu ve beraberindekilere, Atatürk Üniversitesi hakkında çeşitli bilgiler sundu. 1957 yılında kurulan Atatürk Üniversitesi’nin temellerinin 1938 yılında Atatürk tarafından atıldığını hatırlatan Koçak, 19 fakülte ve çok sayıda yüksekokul, enstitü ve araştırma merkezlerine sahip olan Atatürk Üniversitesi’nden bugüne kadar 150 bin civarında mezun verildiğini söyledi.

“Halen 43 bini örgün eğitimde, 20 bini de açık öğretimde olmak üzere toplam 63 bin öğrenci mevcudumuz var” diyen Koçak, “Bin 250’si akademisyen, toplam 2 bin 500 öğretim üyesine sahibiz. 4 bin çalışanımız, lojmanlarımızla birlikte 50 bin üzerindeki nüfusumuzla Türkiye’nin en büyük yerleşke üniversitelerinden biriyiz,” şeklinde konuştu.

Atatürk Üniversitesi’nin Türkiye’nin ilk on ve dünyanın da ilk beş yüz üniversitesi arasında yer aldığına dikkat çeken Koçak, şöyle devam etti:

“Atatürk Üniversitesi’ni bir dünya üniversitesi yapmak için çalışmalar yapıyoruz. Yeni kurduğumuz Orta Doğu ve Orta Asya-Kafkaslar Araştırma ve Uygulama Merkezi’miz 1. Avrasya İpekyolu Üniversiteleri Toplantısı’nın ilkini geçen yıl gerçekleştirdi. Bu toplantının ikincisini 6 Haziran’da yine Atatürk Üniversitesi’nde yapacağız. 18 ülkeden 70 civarında rektör ve üst düzey eğitimci bu toplantıya katıldı. Çeşitli işbirliği protokolleri imzaladık. Yine yaz okulumuza 6 ülkeden 50 civarında yabancı öğrenciyi konuk ettik. Gürcistan Üniversitesinin Türk Dili ve Edebiyatı ile uluslar arası ilişkiler bölümlerinde okuyan öğrencilerden bir gurubu yine üniversitemizde konuk ettik ve yoğunlaştırılmış Türkçe kurusuna tabii tuttuk.”

Davutoğlu’nun konuşması

Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ise, yaptığı değerlendirmede, üniversitelerin bulundukların şehirlerin gelişmesinde oynadıkları rolden söz etti. Davutoğlu, “Doğu Anadolu deyince akla Erzurum ve Atatürk Üniversitesi gelmektedir. Türkiye’nin ilk kampus üniversitelerinden biri olan Atatürk Üniversitesi’nin bölgesine ve ülkeye çok şey kattığını biliyoruz,” dedi.;

Hindistan kökenli tarih bilimcisi Prof. Dr. Muhammed Hamidullah’ın Atatürk Üniversitesi’nde görev yaptığını hatırlatan Davutoğlu, “Hamidullah Hocanın Atatürk Üniversitesi’nin yurt dışında tanınmasında önemli katkıları olmuştur,” değerlendirmesini yaptı.

Atatürk Üniversitesi’nin Kafkas bölgesinin merkezi bir üniversitesi olması gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, “Atatürk Üniversitesi sahip olduğu geleneği ve hinterlandı ile bölgesinin en güçlü üniversitesidir. Bu imkânları doğrultusunda hareket etmesi onu daha da büyütüp güçlendirecektir,” saptamasını yaptı.

Kafkas-İran-Hazar bölgesiyle ilgili yeterince akademik çalışma olmadığını anımsatan Bakan Davutoğlu, Atatürk Üniversitesi’nin bu eksikliği gidermesi gerektiğini ifade etti.

Atatürk Üniversitesi’ndeki yabancı hoca sayısının artmasının önemine de vurgu yapan Davutoğlu, “Atatürk Üniversitesi bir kardeş üniversite edinmesi durumunda önemli avantajlar elde edebilir,” diye konuştu.

Tahran’da Türkoloji Bölümü

Toplantıda konuşan Türkiye’nin İran Büyükelçisi Ümit Yardım ise, Tahran’da bir “Türkoloji Bölümü” kurmak istediklerini dile getirdi ve bu konuda Atatürk Üniversitesi’nden destek istedi.

Rektör Koçak, bu konuda her türlü desteği vermeye hazır olduklarını sözlerine ekledi.

Daha sonra, Koçak, Davutoğlu ve beraberindekilere Atatürk Üniversitesi tarafından yayınlanan çeşitli kitaplar ile hediyeler takdim etti.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise  “Atatürk Üniversitesi Şeref Defteri”ni imzaladı ve Bakanlığın Plaketini Rektör koçak’a takdim etti.

Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi yeni yıla İSO 9001 Kalite Belgeli Türkiye’nin ilk ziraat fakültesi olarak girdi.

Fakültede düzenlenen törende konuyla ilgili bilgi veren Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Y. Canbolat, geçen yıl başvurdukları ISO 9001 Kalite belgesine kavuşmuş olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Başarının bir ekip çalışması olduğunu vurgulayan Canbolat, aynı zamanda, marka tescili için de Patent Enstitüsü’ne başvuruda bulunduklarını ve tescilin gerçekleştiğini anlattı.

Ziraat Fakültesi’ne ait Süt Ürünleri ile Ekmek Fabrikalarının ISO 22000 belgesi almak için geçen yıl yaptıkları başvurunun yeni yılın ilk aylarında onaylanmasını beklediklerini ifade eden Canbolat, yürütülen projelerle ilgili de bilgi verdi.

Canbolat, Bölge Kalkınma Ajansı (KUDAKA)ya sundukları iki projenin onaylandığını açıkladı. Canbolat, Prof. Dr. Mustafa Tan’ın hazırladığı, ‘Erzurum Ovasında Silaj Tekniğinin Yaygınlaştırılması’ ile, Prof. Dr. Faik Kantar’ın, ‘Kuzey Doğu Anadolu’da Organik Tarım Kümelenmesi’ projeleri olduğunu bildirdi.

Tarım Makineleri Bölümü tarafından hazırlanan ‘Silaj, Balya ve Ambalajlama Projesi’nin bir yıl öce uygulamaya konulduğunu hatırlatan Canbolat, projenin sonuçları hakkında bilgi verdi.

“Projemiz bölgemiz için bir ilk ve özel müteşebbisler için örnek teşkil edecek bir projedir. Projemiz Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) ile Erzurum Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi (ABİGEM), ‘Erzurum İçin Bir Adım da Sen At’ adlı proje yarışmasında 16 proje arasında değerlendirmeyi geçen ve ödüle layık görülen tek proje olmuştur,” diyen Canbolat, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi olarak, amaçlarının balya, silajı üretimi ve tüketimini yaygınlaştırmak olduğunu kaydetti.

Koçak’ın konuşması

Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak ise konuşmasında, Ziraat Fakültesi tarafından yürütülen projelerin önemli olduğunu, iki projenin KUDAKA’dan destek almasını önemli olduğunu dile getirdi. Koçak,  şehrin Ziraat Fakültesi’nden beklentisinin yüksek olduğuna da dikkati çekerek, tarım kesimiyle daha yakın bir işbirliği içerisinde hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

Daha sonra proje sahiplerine başarılarından dolayı teşekkür plaketi verildi. 

Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri “Yeşil Kamera- Atık ve Geri Dönüşüm konulu Üniversitelerarası Kısa film yarışmasında birinci oldu.Dünya çevre günü etkinlikleri kapsamında üniversiteli gençler arasında yapılan yarışmada Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencilerinden Erdi Erden, Deniz Ağca, Mustafa Eren ve Mustafa Nar’ın ortak hazırladıkları “Temiz Dünyamıza Geri Dönelim” adlı animasyon/kurgusal eser birinciliğe layık görüldü.Recycling Industry Vakfı ve Türkiye Çevre Koruma Vakfı tarafından organize edilen yarışmada jüri üyeliğini Nebil Özgentürk, Ediz Hun, Derya Baykal, Hülya Koçyiğit gibi sanat ve sinema dünyasından önemli isimler yer aldı.Temiz Dünyamıza Geri Dönelim adlı film, Dünyanın varoluşundan günümüze kadar geçen süreçte oluşan çevre kirliliğini anlatıyor. Sanayi Devrimi’nden, İkinci Dünya Savaşı’na kadar birçok olayın çevreye verdiği zararların konu edildiği film, lösemi hastası küçük bir kızın kirletilen dünyayı geri dönüşüm kutusuna atarak dünyanın temiz halini kucaklamasıyla son buluyor. Ödül: 6000 TL.Altın Kepenkİstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul Ticaret Odası ve Esnaf ve Sanatkârlar Derneği tarafından organize edilen ve bu yıl ilk kez düzenlenen “Hayatın Bir Parçasıdır Esnaf” konulu kısa film yarışmasında da yine Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinden Ahmet Cindioğlu, “Son Çekiç” adlı eseriyle üçüncülük elde etti.Ahilik teşkilatının izlerini taşıyan demircilik mesleğinin anlatıldığı film kullanılan röportaj tekniğiyle ön plana çıktı.Ödül: 3000 TL

Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri “Yeşil Kamera- Atık ve Geri Dönüşüm konulu Üniversitelerarası Kısa film yarışmasında birinci oldu.

Dünya çevre günü etkinlikleri kapsamında üniversiteli gençler arasında yapılan yarışmada Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencilerinden Erdi Erden, Deniz Ağca, Mustafa Eren ve Mustafa Nar’ın ortak hazırladıkları “Temiz Dünyamıza Geri Dönelim” adlı animasyon/kurgusal eser birinciliğe layık görüldü.

Recycling Industry Vakfı ve Türkiye Çevre Koruma Vakfı tarafından organize edilen yarışmada jüri üyeliğini Nebil Özgentürk, Ediz Hun, Derya Baykal, Hülya Koçyiğit gibi sanat ve sinema dünyasından önemli isimler yer aldı.

Temiz Dünyamıza Geri Dönelim adlı film, Dünyanın varoluşundan günümüze kadar geçen süreçte oluşan çevre kirliliğini anlatıyor. Sanayi Devrimi’nden, İkinci Dünya Savaşı’na kadar birçok olayın çevreye verdiği zararların konu edildiği film, lösemi hastası küçük bir kızın kirletilen dünyayı geri dönüşüm kutusuna atarak dünyanın temiz halini kucaklamasıyla son buluyor. Ödül: 6000 TL.

Altın Kepenk

İstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul Ticaret Odası ve Esnaf ve Sanatkârlar Derneği tarafından organize edilen ve bu yıl ilk kez düzenlenen “Hayatın Bir Parçasıdır Esnaf” konulu kısa film yarışmasında da yine Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinden Ahmet Cindioğlu, “Son Çekiç” adlı eseriyle üçüncülük elde etti.

Ahilik teşkilatının izlerini taşıyan demircilik mesleğinin anlatıldığı film kullanılan röportaj tekniğiyle ön plana çıktı.

Ödül: 3000 TL

Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, yayınladığı mesajda, Atatürk Üniversitesi mensuplarına, Erzurum halkına yeni yılda başarı ve huzur dolu günler diledi.“2009-2010 Eğitim Öğretim yılında Atatürk Üniversitesi bilimsel ve kültürel faaliyetler bakımından yoğun bir çalışma dönemi geçirdi,” diyen Rektör Koçak, şunları söyledi:“Atatürk Üniversitesi’ni bulunduğu noktadan çok daha ileri noktalara taşımak için çaba sarf ediyoruz. 2011’de de bu çabalarımız artarak devam edecektir. Kış Oyunları şehrimiz için olduğu kadar üniversitemiz için de büyük bir imkân sunmaktadır. Üniversitemiz ve Erzurum, planlı, projeli faaliyetlerle 2011 yatırımlarıyla yakaladığı sinerjiyi kalkınması ve refahı için kullanmayı ve sürekli hale getirmeyi başarmalıdır.”Atatürk Üniversitesi’nin kentiyle kucaklaşmış bir dünya üniversitesi olduğunu hatırlatan Rektör Koçak, açıklamasını şöyle tamamladı: “Değerli Atatürk Üniversitesi mensupları; 2011 yılında sizlerin özverili çabaları ve desteğiyle çok daha başarılı bir yıl geçireceğimize inanıyorum. Akademik ve idari personelimizi, öğrencilerimizi, değerli çalışmaları ve başarılarından dolayı kutluyor, sağlıklı, mutlu yeni bir yıl geçirmelerini diliyorum.”

Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, yayınladığı mesajda, Atatürk Üniversitesi mensuplarına, Erzurum halkına yeni yılda başarı ve huzur dolu günler diledi.

“2009-2010 Eğitim Öğretim yılında Atatürk Üniversitesi bilimsel ve kültürel faaliyetler bakımından yoğun bir çalışma dönemi geçirdi,” diyen Rektör Koçak, şunları söyledi:

“Atatürk Üniversitesi’ni bulunduğu noktadan çok daha ileri noktalara taşımak için çaba sarf ediyoruz. 2011’de de bu çabalarımız artarak devam edecektir. Kış Oyunları şehrimiz için olduğu kadar üniversitemiz için de büyük bir imkân sunmaktadır. Üniversitemiz ve Erzurum, planlı, projeli faaliyetlerle 2011 yatırımlarıyla yakaladığı sinerjiyi kalkınması ve refahı için kullanmayı ve sürekli hale getirmeyi başarmalıdır.”

Atatürk Üniversitesi’nin kentiyle kucaklaşmış bir dünya üniversitesi olduğunu hatırlatan Rektör Koçak, açıklamasını şöyle tamamladı: “Değerli Atatürk Üniversitesi mensupları; 2011 yılında sizlerin özverili çabaları ve desteğiyle çok daha başarılı bir yıl geçireceğimize inanıyorum. Akademik ve idari personelimizi, öğrencilerimizi, değerli çalışmaları ve başarılarından dolayı kutluyor, sağlıklı, mutlu yeni bir yıl geçirmelerini diliyorum.”

1.Üniversiteler Kış Oyunları’nda Bayanlarda Türkiye Şampiyonluğunu elde eden Atatürk Üniversitesi Curling Bayan Takımı ile yine Türkiye ikincisi olan Erkek Curling Takımı oyuncuları, Rektör Prof. Dr. Hikmet Koçak’ı makamında ziyaret etti.

Ziyarette Atatürk Üniversitesi Spor Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. M. Suphi Özçomak ile Curling antrenörü Yrd. Doç. Dr.. Süleyman Erim Erhan’da bulundu.

Koçak, Bayanlar Curling takımı oyuncuları Ayşe Gözütok, Özlem Polat, Öznür Polat, Elif Kızılkaya, Şeyda Zengin ile Erkek Curling takımı oyuncuları Oğuz Zengin, Haluk Adanır, Oğuzhan Dikmen, Şinası Tuğrul Şahiner’i ve Yusuf Ziya Bayraktutan’ı tebrik etti ve başarılarının devamını diledi.

Koçak, 2011 Üniversitelerarası Kış Oyunları için Erzurum’a yapılan tesislerin şehir ve üniversite için büyük bir avantaj oluşturduğuna dikkat çekti. Rektör Koçak, “Elde ettiğiniz başarıdan dolayı sevindik. Hepinizi tebrik ediyorum. Şundan da eminim: Bu tesisler sayesinde kış sporlarında üniversitemiz takımları çok daha büyük başarılara imza atacak,” diye konuştu.

Atatürk Üniversitesi Spor Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. M. Suphi Özçomak ise, Atatürk Üniversitesi’nde spor etkinliklerinin bundan sonra daha kurumsal bir yapı içerisinde yürütüleceğini, sadece Curling ve Buz Hokeyi gibi dallarda değil, diğer spor dallarında da adından söz ettireceklerini söyledi.

Rektör yardımcısı Prof. Dr. Samih Diyarbakır’ın da hazır bulunduğu ziyarette, Rektör Koçak, öğrencilere çeşitli hediyeler takdim etti.

Rektör Koçak: “25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları nedeniyle yaptığımız yoğun eğitimde gösterdikleri özveri nedeniyle öğrencilerimize ve akademisyenlerimize teşekkür ediyorum.”Atatürk Üniversitesi’nde 2010-2011 Eğitim-Öğretim döneminin Güz Yarıyılı bugün yapılan sınavlarla sona erdi; Bahar Yarıyılı ise 28 Şubat 2011’de başlayacak.Konuyla ilgili bir açıklama yapan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, Erzurum’da yapılacak 25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları nedeniyle Atatürk Üniversitesi’nde birinci yarıyıl eğitiminin yoğunlaştırıldığını, öğrencilerin hafta sonları da dersleri takip etmek durumunda kaldıklarını hatırlattı. Koçak, “Gerek öğrencilerimize, gerekse öğretim üyelerimize ve tüm personelimize bu süreçte gösterdikleri özverili çalışmaları nedeniyle teşekkür ediyorum,” dedi.Atatürk Üniversitesi’nin 43 bini örgün öğretim de olmak üzere 60 binin üzerinde bir öğrenci varlığına sahip olduğunu hatırlatan Koçak, son zamanlarda, üniversitelerde, ülkemizin benzerlerini daha önce pek çok kez yaşadığı türden bir takım kışkırtmaların peşinde koşan grupların varlığına dikkat çekti.Koçak, “Atatürk Üniversitesi ülkemizin en huzurlu ve güvenli üniversitelerinden biridir. Üniversitemizde kötü niyetle hareket eden hiçbir gruba fırsat verilmeyecektir. Bu konuda alınan önlemler ikinci yarıyılda da sürdürülecektir,” diye konuştu.Atatürk Üniversitesi’nin 25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları’nın bir paydaşı olduğunu hatırlatan Rektör Koçak, açıklamasını şöyle tamamladı:“Bu oyunlar sadece Erzurum ve Atatürk Üniversitesi’nin değil, Türkiye’nin yüz akıyla çıkması gereken büyük bir organizasyondur. Bilindiği gibi, oyunlar için gerek sporcu, gerekse izleyici olarak çok sayıda konuk şehrimize gelecek ve bunların bir kısmına Atatürk Üniversitesi olarak bizler de ev sahipliği yapacağız. Sosyal tesislerimiz ve yeniden düzenlenen bazı konutlarımız bu amaçla kullanılacaktır. Ayrıca, yaptığımız bir duyuruda akademisyenlerimizden evlerini konuklara açmalarını da istedik. Erzurum halkının da her bakımdan misafirperverliğini göstereceğinden eminiz. El ele verip bu oyunları kusursuz ve başarılı bir şekilde tamamlamalıyız.”

Rektör Koçak: “25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları nedeniyle yaptığımız yoğun eğitimde gösterdikleri özveri nedeniyle öğrencilerimize ve akademisyenlerimize teşekkür ediyorum.”

Atatürk Üniversitesi’nde 2010-2011 Eğitim-Öğretim döneminin Güz Yarıyılı bugün yapılan sınavlarla sona erdi; Bahar Yarıyılı ise 28 Şubat 2011’de başlayacak.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, Erzurum’da yapılacak 25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları nedeniyle Atatürk Üniversitesi’nde birinci yarıyıl eğitiminin yoğunlaştırıldığını, öğrencilerin hafta sonları da dersleri takip etmek durumunda kaldıklarını hatırlattı. Koçak, “Gerek öğrencilerimize, gerekse öğretim üyelerimize ve tüm personelimize bu süreçte gösterdikleri özverili çalışmaları nedeniyle teşekkür ediyorum,” dedi.

Atatürk Üniversitesi’nin 43 bini örgün öğretim de olmak üzere 60 binin üzerinde bir öğrenci varlığına sahip olduğunu hatırlatan Koçak, son zamanlarda, üniversitelerde, ülkemizin benzerlerini daha önce pek çok kez yaşadığı türden bir takım kışkırtmaların peşinde koşan grupların varlığına dikkat çekti.

Koçak, “Atatürk Üniversitesi ülkemizin en huzurlu ve güvenli üniversitelerinden biridir. Üniversitemizde kötü niyetle hareket eden hiçbir gruba fırsat verilmeyecektir. Bu konuda alınan önlemler ikinci yarıyılda da sürdürülecektir,” diye konuştu.

Atatürk Üniversitesi’nin 25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları’nın bir paydaşı olduğunu hatırlatan Rektör Koçak, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Bu oyunlar sadece Erzurum ve Atatürk Üniversitesi’nin değil, Türkiye’nin yüz akıyla çıkması gereken büyük bir organizasyondur. Bilindiği gibi, oyunlar için gerek sporcu, gerekse izleyici olarak çok sayıda konuk şehrimize gelecek ve bunların bir kısmına Atatürk Üniversitesi olarak bizler de ev sahipliği yapacağız. Sosyal tesislerimiz ve yeniden düzenlenen bazı konutlarımız bu amaçla kullanılacaktır. Ayrıca, yaptığımız bir duyuruda akademisyenlerimizden evlerini konuklara açmalarını da istedik. Erzurum halkının da her bakımdan misafirperverliğini göstereceğinden eminiz. El ele verip bu oyunları kusursuz ve başarılı bir şekilde tamamlamalıyız.”

 
Atatürk Üniversitesi Curling takımı şampiyonluğu koşuyor
21 Aralık`ta başlayan ve 25 Aralık`ta sona erecek 1.Üniversiteler Kış Oyunları’nda Atatürk Üniversitesi Erkek ve Bayan Curling takımı şampiyonluğu koşuyor.Yarın (23 Aralık 2010) Mecidiye Curling Salonu’nda Atatürk Üniversitesi erkek takımı İstanbul Teknik Üniversitesi takımıyla saat 10.00’da, ikinci karşılamasını ise saat 17.00’de İstanbul Üniversitesi takımıyla oynayacak.Bayan takımı ise, saat 13.30’de ODTÜ takımıyla ilk maçını yapacak ve 20.30’da Kocaeli Üniversitesi takımıyla karşılaşacak.Atatürk Üniversitesi Spor Koordinatörü M. Suphi Özçomak, “Atatürk Üniversitesi öğrencilerimizi, akademik ve idari personelimizi Curling ve buz hokeyi müsabakalarını izlemek ve takımlarımızı desteklemek üzere yarın Mecidiye Curling Salonu ile Buz Hokeyi Salonu( Stadın yanı) bekliyoruz,” dedi.Atatürk Üniversitesi takımlarının yarın yapacağı müsabaka programı ise şöyle:Curling  Müsabaka programı:23 Aralık 2010 Perşembe:Saat 10.00 (Erkekler) İ.T.Üniv/ Atatürk ÜniversitesiSaat 13.30 (Bayanlar) O.D.T.Ünv./Atatürk ÜniversitesiSaat 17.00 (Erkekler) Atatürk Üniversitesi/İstanbul Üniv.Saat 20.30 (Bayanlar) Kocaeli Üniv./Atatürk ÜniversitesiBuz Hokeyi Müsabaka Programı:23 Aralık 2010/ Buz Hokeyi Salonu (Erzurum Şehir Stadyumu yanı)Saat 12.00, Ankara Üniversitesi/Atatürk Üniversitesi24 Aralık 2010/ Buz Hokeyi SalonuFinal Maçları (Saatleri daha sonra belli olacak)

Atatürk Üniversitesi Curling takımı şampiyonluğu koşuyor

21 Aralık`ta başlayan ve 25 Aralık`ta sona erecek 1.Üniversiteler Kış Oyunları’nda Atatürk Üniversitesi Erkek ve Bayan Curling takımı şampiyonluğu koşuyor.Yarın (23 Aralık 2010) Mecidiye Curling Salonu’nda Atatürk Üniversitesi erkek takımı İstanbul Teknik Üniversitesi takımıyla saat 10.00’da, ikinci karşılamasını ise saat 17.00’de İstanbul Üniversitesi takımıyla oynayacak.Bayan takımı ise, saat 13.30’de ODTÜ takımıyla ilk maçını yapacak ve 20.30’da Kocaeli Üniversitesi takımıyla karşılaşacak.Atatürk Üniversitesi Spor Koordinatörü M. Suphi Özçomak, “Atatürk Üniversitesi öğrencilerimizi, akademik ve idari personelimizi Curling ve buz hokeyi müsabakalarını izlemek ve takımlarımızı desteklemek üzere yarın Mecidiye Curling Salonu ile Buz Hokeyi Salonu( Stadın yanı) bekliyoruz,” dedi.Atatürk Üniversitesi takımlarının yarın yapacağı müsabaka programı ise şöyle:Curling  Müsabaka programı:23 Aralık 2010 Perşembe:Saat 10.00 (Erkekler) İ.T.Üniv/ Atatürk ÜniversitesiSaat 13.30 (Bayanlar) O.D.T.Ünv./Atatürk ÜniversitesiSaat 17.00 (Erkekler) Atatürk Üniversitesi/İstanbul Üniv.Saat 20.30 (Bayanlar) Kocaeli Üniv./Atatürk ÜniversitesiBuz Hokeyi Müsabaka Programı:23 Aralık 2010/ Buz Hokeyi Salonu (Erzurum Şehir Stadyumu yanı)Saat 12.00, Ankara Üniversitesi/Atatürk Üniversitesi24 Aralık 2010/ Buz Hokeyi SalonuFinal Maçları (Saatleri daha sonra belli olacak)

Atatürk Üniversitesi’nde başarılı 100 organ nakli
Atatürk Üniversitesi Aziziye Araştırma Hastanesi’ndeki Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi 100’ncü organ nakli ameliyatını da başarıyla gerçekleştirdi.Organ Nakli Merkezi Müdürü Cerrah Doç. Dr. Bülent Aydınlı düzenlenen basın toplantısında konuyla ilgili bilgi verdi.Mayıs 2004 yılında ilk canlı donörden böbrek nakliyle başlayan ameliyatlarının, Temmuz 2005’de ilk kadavra donörden yapılan nakille sürdüğünü, Mart 2008’de ise kadavradan ilk karaciğer nakli yapıldığını, Temmuz 2009’da ise canlı vericiden karaciğer nakliyle ameliyatlarıyla devam ettiğini belirten Aydınlı, aradan geçen altı yılda, 83 böbrek ve 17 karaciğer nakli ameliyatı gerçekleştirdiklerini anlattı.Organ Nakli Merkezi’nin bugün geldiği noktada pek çok öğretim üyesinin ve idari personelin emekleri ve özverili katkıları olduğunu anımsatan Aydınlı, emeği geçen herkese teşekkür etti.Konuşmasından önce böbrek hastalarının yaşadıkları sıkıntıları ve beklentilerini ifade eden bir video izleten ve nakil yapılan bazı hastalarına söz veren Aydınlı, organ bağışının önemine dikkat çekti.Organ naklinin bir gönül işi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Bülent Aydınlı, merkezin, önündeki hedefleri ise şöyle açıkladı:“Bir önceki basın toplantısında organ nakli gönül işidir, maddi karşılığı yoktur, demiştim. İşte sahip olduğumuz ekibimiz ve bu ekibin maddi bir karşılık beklemeden yaptığı başarılı işler bu inancın eseridir. Yapacağımız daha çok iş var. Dünya standartlarında nakiller gerçekleştirmek istiyoruz. Bu amaçla ‘çapraz nakil listesi’ oluşturduk. Laparaskopik donor nefrektomi hazırlıklarımız sürüyor. Bu çalışma organ naklinde önemli bir gelişmedir. Yine 2011 yılının ilk ayı itibariyle karaciğer nakilleri ameliyatını da başlayacağız.”Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sabri Selçuk Atamanalp’da konuşmasında diyalizle yaşamaya mahkûm ve karaciğer yetmezliği çeken 100 hastaya yeniden yaşama sevinci kazandırdıkları için derin bir mutluluk yaşadıklarını söyledi. Atamanalp,  Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin güçlenerek büyümesini sürdüreceğini ve daha nice yüzüncü ameliyatlara imza atacağından kuşku duymadığını ifade etti.Koçak: Yurtdışından da hasta gelecekAtatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak’da, yaptığı değerlendirmede, organ naklinin ikinci bir hayat anlamı taşıdığını hatırlattı. Koçak, hekimliğin bir fedakârlık mesleği olduğunu, hekimlerin, gazeteciler gibi, mesai kavramına sahip olmadan her an işlerinin ve hastalarının başında bir yaşamı sürdürdüklerini söyledi.  Altı yılda yapılan yüz adet böbrek ve karaciğer naklinin küçümsenmeyecek bir başarı olduğunu ifade eden Rektör Koçak, 2011’le birlikte daha hızlı hareket edeceklerini ve daha çok organ nakli ameliyatı yapacaklarını anlattı.Amaçlarının, Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni Türkiye’nin en çok nakil yapılan merkezlerinden biri konumuna getirmek olduğunu söyleyen Rektör Koçak, organ nakli merkezinin, komşu ülkelere de hizmet vereceğini vurguladı.Daha sonra annesinden alınan böbrekle diyalizli yaşamdan kurtulan Fatma Kavak ile yine böbrek nakli yapılan Musa Özer ziyaret edildi.